berhayat

[berhaya:t]
(波́-阿́) s. 活着的, 存在的, 在世的: Şu ilân gazetede çıkmasaydı, babası onun İstanbul'da berhayat olduğunu öğrenmeyecekti. 如果那个公告没有登报, 他父亲还不知道他仍活在伊斯坦布尔。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • berhayat — sf., esk., Far. ber + Ar. ḥayāt Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse) Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller berhayat olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • berhayât — (F. A.) [ تﺎﻴﺣﺮﺑ ] hayatta olan, sağ. ♦ berhayât bulunmak yaşamak, hayatta olmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • BERHAYAT — f. Yaşayan. Hayat üzere olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • berhayat olmak — yaşamak, hayatta olmak Şu ilan gazetede çıkmasaydı, babası onun İstanbul da berhayat olduğunu öğrenmeyecekti. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.